Osmanlı tarihçiliği Türkiye’de uzun yıllar boyunca daha çok siyasî, askerî ve diplomatik olaylar etrafında şekillenmiştir. Bu geleneksel yaklaşım, imparatorluğun kurumsal yapıları ile seçkin kesimlerini ayrıntılı biçimde incelerken; köylüler, esnaflar, zanaatkârlar ve tüccarlar gibi üretici toplumsal kesimleri büyük ölçüde ihmal etmiştir. Oysa bu “sessiz milyonlar”, imparatorluğu yüzyıllar boyunca doyuran, giydiren, donatan ve ayakta tutan temel dinamikleri temsil etmektedir.
Kitapta yer al ...